Üstü çıplak, fütursuzca dans eden folloş kızların bakışları ateş saçıyordu. İnce ince titreyen vücutlar, ışıklar altında parıldayan ter damlalarıyla iyice kışkırtıcı hale gelmişti. Odaya yayılan ağır nefesler ve arzu dolu homurtular arasında, birdenbire devasa yaraklar ortaya çıktı. Geniş dudaklarını aralayan amcıklar, gözü kara şekilde hırpalanmak için sabırsızlanıyordu.
Bir yandan ısırarak ve tırmalayarak ilerleyen sert kökleme başladı. Kadınlar çığlık çığlığa “Kökle beni!” diye yalvarırken, adam fark etmeksizin delirmiş gibi sapıtıyordu. Amcıkları parmaklarıyla açıyor, onlara hücum eden o kalın sikişi daha derinlere çekiyordu. Yumuşacık amların içine girip çıkarken çıkardığı tiksindirici sesler ortamı iyice kurutuyordu. Her sert dalga ile birlikte deliğinden çıkan nemli sesler katlanarak yükseldi.
Cinsel savaş hız kesmeden büyürken birisi önüme geçti; basenlerini kaba kuvvetle tutup daha da sert dayamaya başladı. İnatla genç bedenlerin içini dolduruyor, sert köklemenin acısını emrindeki her folloşa geçiriyordu. Kızlardan biri karnına kapanmış halde inliyordu, diğerleri ise kendilerini kaybetmişçesine ara vermeden sakso çekiyor, dilini yaran yarakların içinde koşturuyordu.
Gecenin en hararetli anında tüm bedenler birbirine karışmıştı; eller amcıkları yokluyor, diller keskin kenarlarda geziniyor; her an yeni bir dayama kaçınılmazdı. Sonunda delirmiş adam bütün gazıyla en dibine kadar girdiğinde odadan yükselen iniltiler zirve yaptı. Kadınların amları bu yoğunlaşmaya direnemeyip büzüşmüşken kalın sikişten akan sıcak sıvılar etrafa sıçrıyordu.
Son darbeye kadar azgınlık azalmadı; oda boyunca yankılanan çatırtılar arasında o kirli geceyi taçlandıran orgazmlar tek tek patladı. Tüm bedenler kudurmuşçasına sarsılırken bırakılan izler ve ter damlaları bu kudurmuş sikiş seansının canlı kanıtıydı. Sıcaklık, nem ve vahşi arzuyla yoğrulmuş bu gece, kimsenin kolay kolay unutamayacağı bir cehennemdi.