Önce odanın sessizliği içinde titreyen nefesler duyuluyordu; genç çift, birbirine tutkuyla yapışmış haldeydi. O kara tenli adamın iri yarakları, beyaz tenli kadının sımsıkı bacaklarının arasında kıvranıyordu. Kadının gırtlağından boğazına kadar yükselen iniltiler, adamın isteğini körüklüyordu. Ne zaman derin derin içeri girse, kadın anında ıslanıyor, amcığını sarmasının verdiği tok sesle cevap veriyordu.
Adam o tatlı folloşun içine kafayı takmıştı; dudaklarıyla emmeyi bırakmıyor, diliyle amcığın her köşesini alt üst ediyordu. Kadın kollarını adamın boynuna dolamış, başını geriye atıp zevkin doruklarına tırmanıyordu. “Daha sert… daha hızlı…” diye inliyordu neredeyse yalvarırcasına. Adam da geri kalmazdı; parmaklarını amcığın deliğine sokup orayı delirtti, sonra da iri yaraklarını kadının ıslak amcığına koyup tekmeler gibi vurmaya başladı.
Bir anda hız ve güç kıran kırana artmıştı. Kadın çığlıklar atıyor, bedenini tamamen teslim etmişti bu kara yavruya. Adam ise gözü dönmüşçesine delikanlılığını konuşturuyor, saniyede defalarca derinliklere inip kadının içine kendi sıcaklığını boşaltmak için kasıyordu kendini. Yarağı tam anlamıyla sokmuştu bodrum katına kadar; koparcasına sikişiyle kadın acı ve haz arasında gidip geliyordu.
Son hamlede adam tüm gücünü toplayıp amcığına sürdü; o an bütün oda onun hentbol sahasıydı adeta. Kadının amcığını yırtarcasına doldurduğu sırada çıkan sümük kokulu patlamayla beraber kadın dizlerinin üstüne çöktü ve nefesi kesildi. Adam masaya dayanıp yorgun ama zafer kazanmış bir şekilde ağır ağır nefes alıyordu. O gecenin şahitleri sadece kahkahalarından doğan piççe kahkahalar ile ışıldayan o kirli yatağın kokusuydu artık…